İ çin bir çocuk değilim

[DevamPart V] Dünden bugüne Covid-19

2020.11.21 01:59 ihatescho0l [DevamPart V] Dünden bugüne Covid-19

[DevamPart V] Dünden bugüne Covid-19
Bu post [Devam Part-IV] Dünden bugüne Covid-19 listesinin devamıdır.
Listeye başlamadan önce ufak bir hatırlatma:
Pandemi boyunca hayatını kaybeden sağlık çalışanlarını anmak için anıt sayaç siyahkurdele kuruldu.
Pandemi başından beri meslek hastalığı olarak kabul edilmeyen Covid-19'un, meslek hastalığı olarak kabul edilmesi için siz de imza verebilirsiniz.
Covid-19 geçirmiş kişiler isterse immun plazma bağışı yapabilirler.
Herkese iyi günler! Bu listede pandemi süresince başımızdan geçen olayları haber sitelerinden, Youtube, Twitter veya Ekşi Sözlük'ten linklerle sıralamaya çalıştım. Linklerini vermiş olduğum hiç bir görsel veya video bana ait değildir. Eksikler olabilir fakat belirtmeniz durumunda en kısa sürede düzenleyebilirim. Sınav haftası, ertelenen sınavlar ve hastalanan tanıdıklarım dolayısı ile derlemede bir süre aksaklık devam edecek.
18 Kasım ile devam edelim:

Şüpheli ölü sayıları

- 18 Kasım
• Meral Akşener
"Sağlık bakanlığının açıkladığı rakamlara göre pandemi başından, 14 Kasıma kadar Türkiye geneli 11.418 vatandaş hayatını kaybettiği söyleniyor, fakat İstanbul Büyükşehir Belediyesi rakamlarına göre 14 Kasım tarihine kadar sadece İstanbul'da Covid-19 sebepli hayatını kaybeden vatandaş sayısı 9.872"
• Bir benzeri olay da Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi Üyesi İbrahim Akkurt, halkla paylaşılan 'vaka sayılarını' turkuaz tablo üzerinden yorumlaması.

"Şahlanış dönemine" girerken Sağlık Bakanlığı 2021 Bütçesi konuşuldu:

• Türk Tabipleri Birliği, Sağlık Bakanlığı 2021 Bütçesi üzerine görüşlerini açıkladı. Artan döviz ve dolar kurlarından dolayı sağlık bütçesinde bir düşüş yaşanacağı, üniversite ve kamu hastanelerinin tıbbi cihaz ve malzeme almakta güçlük çektiğini, olası bütçe açıklarına dair fikirler belirtildi, bütçenin "Pandemi gerçeklerinden uzak bir bütçe" olduğunu iddia etti.
  • Fahrettin Koca'nın sözleri, Türk Tabipleri Birliğinin kaynak sınırlılığı görüşerini destekler nitelikte.
Birçok ülkeyle kıyasladığımızda sağlık için ayırabildiğimiz kaynaklar oldukça sınırlı
Twitter linki

1-Vaka sayısı mı önemli?

• Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bütçe Komisyonu toplantısında kendisine sorulan vaka sayılarına "Evde semptomu olmayanın sayısı mı sizin için önemli?" dedi.
Fahrettin Koca:
"29 Temmuz'dan bu yana ağır hasta sayımız 8 kat arttı, vefat eden sayısı 8 kart arttı. Evde semptomu olmayanın sayısı mı sizin için önemli?"
Kaynakça:

2-Bulaşıcı hastalık eşittir Covid demek değildir

"Bu dönemin mevsimsel gribi artık Covid" diyen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 11 dakika sonra "Bulaşıcı hastalık eşittir Covid demek değildir" dedi.
  • Doktorlar sağlık bakanının "Bulaşıcı hastalık eşittir Covid demek değildir" sözüne tepkili.
Hatırlatma:
"Grip" sözcüğünün Türk Dil Kurumu tanımı bulaşıcı hastalıktır.
20.11.2020 Türk Dil Kurumu \"Grip\" tanımı
Sağlık Bakanlığın web sayfası
20 Kasım 2020 Sağlık Bakanlığın web sayfası \"Grip\" tanımı
Fahrettin Koca, ölü bilgilerinin belediyelerin e-devlet veri tabanı ve Türkiye İstatistik Kurumu olmak üzere iki kaynakta toplandığını belirtti. Gösterdiği belgede Ölüm Şekli Hanesi'nin kişinin ne sebepten ötürü öldüğünü belirtmek olduğunu söyleyen Fahrettin Koca, "Bu hanedeki bilgi, ölümün nedenini hastalık bazında göstermez. Bulaşıcı tek hastalığın Covid-19 olduğunu düşünmek yanlıştır." dedi. Fakat Fahrettin Koca, konuşmasında 5 hafta boyunca influenza gözlemlenmediğini kendisi belirtmişti:
"Şuana kadar biz normalde her yıl 42. haftada başlarız, influenza sürveyansı yaparız. Şuan 47. haftadayız yani 5. haftadır influenza yok. Şuan influenza yok diyorum. Tedirgin etmeyin insanları demek istiyorum, bakın şuana kadar 5 haftadır tarıyoruz, bu dönemde influenza yok."
Fahrettin Koca:
"Her yıl şu dönemde çocuk poliklinikleri, üst solunum yolu enfeksiyonlarından geçmez biliyorsunuz, şuan çocuk poliklinikleri daha sakindir en yoğun olan, erişkin poliklinikler daha fazladır, çünkü Covid daha fazla. Bu dönemin mevsimsel gribi Covid.
Salondan birisi:
Maskeden dolayı
Fahrettin Koca:
Sadece maskeden değil, maske olsa Covid de olmaz. Maskenin etkisi tabi ki var ama influenza ve Covid maskeye rağmen olduğu için influenza olsa, influenza da olur. O anlamda söylüyorum."
• Fahrettin Kocanın dediğine yılın 42. haftasından sonraki 5 haftalık süreçte Influenza yok, dönemin mevsimsel gribi Covid-19:
  • Covid-19 süreci devam ederken, önceki yıla göre iki katına çıktığı Ekrem İmamoğlu tarafından iddia edilen bulaşıcı hastalık sebepli ölümler, o zaman Covid-19 harici başka bir bulaşıcı hastalığın salgınından mı kaynaklı? Eğer ki başka bir salgın varsa 14 Kasım Türkiye genelinde 90 kişi açıklanırken İstanbul'da 164 kişi hangi bulaşıcı hastalıktan öldü? Yine süreç başından, 14 Kasıma kadar İstanbul'da Ölüm Şekli Hanesinde "Bulaşıcı Hastalık" yazan 9.872 kişi; çiçek hastalığından, veba'dan, difteri'den, dizanteri'den, kızamıktan veya benzeri hastalıklardan mı öldü? O zaman İstanbul'da Covid-19 harici halka açıklanmayan başka salgınlar da mı var?

3-Aşı sayısı

Fabrettin Koca aşılarla ilgili konuştu. Ülkede incelenen ve faz-3 aşamasında olan yabancı menşeli BioNTech-Pfizer aşısı ve Sinovac aşısında bir problem yaşanmadığını, Rus aşısının incelendiğini, Dünya Sağlık Örgütü asgari standartlarına uygun olması durumunda devreye girebileceğini söyledi. Bunun haricinde Pfizer aşısının 15 Aralıktan sonra ruhsatının çıkabileceğini ve Türkiye'ye 1 milyon aşı verilebileceğini, fakat ruhsatın aralık ayı içinde çıkmasının pek mümkün olmadığını belirtti. Ocak ayından itibaren yıl içinde 25 milyona kadar sayının artacağını, Çin menşeli Sinovac aşısı için de aralıkta en az 10 milyon gibi bir aşı alınabileceğinden bahsetti. Fahrettin Koca, 16 yerli aşı çalışması olduğunu, şimdilik faz-1 çalışmasına geçen bir aşının olduğunu ve ilerleyen haftalarda bu aşının ilk 44 kişiye yapılacağını belirtti.
2019 Yılı satın alınan grip aşı sayısı 2020 Yılı satın alınan grip aşı sayısı Nüfus sayısı
İngiltere 25.000.000 30.000.000 67.000.000
Almanya 21.000.000 26.000.000 83.000.000
Türkiye 1.300.000 2.300.000 83.000.000
İran x 7.500.000 83.000.000
Tablo, Sağlık Bakanının söylediği rakamlara göre hazırlanmıştır. Ambargo altındaki İran benim tarafımdan eklendi. Nüfus sayıları linkleri üzerlerindedir, nüfus sayısı değişiklik gösterebileceğinden küsuratları yazmadım.
Hatırlatma:

4-Favicovir

• Murat Emir, yerli ve "Milli sentezle üretildiği iddia edilen" korona ilacı Favicovir için "Hindistan'dan bugüne kadar 2 bin 220 kilogram hammadde ithal edildi" iddiasında bulundu. "Sağlık Bakanı ve Sanayi Bakanı'ndan açıklama bekliyoruz" dedi.
Twitter
Fahrettin Koca cevabının ilk 1 dakikasında projede görev alan kişilerin öz geçmişi hakkında bilgi verdi, devamında sözü geçen ilacın hammadde ithalindeki ruhsat müracaatı ile ilgili süreci anlattı.
• Kaynak

5-Şehirhastaneleri

Aylin Cesur'un şehir hastanelerine yönelik soruları:
Cumhurbaşkanlığı yatırım programı ile 10 tane şehirhastanesi yapımını devlet üstlenmiş toplam 10 milyar maliyeti. Madem bu kadar uygundu fiyatlar, niye şirketlere yaptırdığınız 11 hastane için bir yılda aynı miktarda kiranın hizmet bedelini ödemeyi kabul ediyoruz? Ve neden İngiltere mahkemeleri bu konuda yetkili kılındı?

%70 doluluk kararınız nedir? Eğer koruyucu sağlık önlemlerini artırırsanız; garantilerin gerisinde kalıp, daha çok garanti bedeli ödemek zorunda kalırsınız. Eğer koruyucu sağlık önlemleri az tutuluyorsa garantiler daha az ödenir, bu sefer de tedaviler için ödenen masraflar artar. Burada ciddi bir çelişki var.

• Fahrettin Koca, hasta garantisi iddialarının gerçeği yansıtmadığını söyledi, "Kreditörler ile anlaşmazlık yaşanması durumunda ise uluslararası takimde ama Türk hukuku uygulanarak çözülecek" dedi.

6-İlk vaka Şubatta görüldü iddiası

• 7 Ekimde Murat Emir tarafından öne sürülen "Türkiye’de ilk vaka 11 Mart’ta görülmedi" iddiasını bir sefer daha dile getirdi, Fahrettin Kocanın cevabı "Yanlışlıkla Şubat yazılmış" oldu.
İlgili makale kaldırıldığından ötürü direkt bir erişim yok, fakat;
Ek kaynak:

Türk Tabipleri birliği "Sağlık Bakanlığı hasta olarak kimleri tanımlıyor?" diye sordu.

“Tek kişilik odalarda üç Covid-19 hastası kalıyor” iddiası

- 20 Kasım
Manisa Tabip Odası Başkanı Şahut Duran, Manisa'nın günlük vaka sayısının bir hafta içerisinde 2 binin üzerine çıktığını belirtirken, yoğun bakım ünitelerinde yer olmaması sebebiyle hastanelerde tek kişilik odalara ek yatak ilave edilerek üç Covid-19’lu hastanın yatırıldığını iddia etti.
Düzenlenen basın toplantısında söz alan SES Manisa Şube Başkanı Figen Pehlivan Demirel, pandemi sürecinden bu zamana kadar aralıksız çalışan sağlık çalışanlarının Covid-19'a karşı direncinin düştüğünü ve bu sebepten dolayı sağlık çalışanlarında bulaşma riskinin çok yüksek seviyelerde arttığını ifade etti:
Kamusal alanda çalışan bir kişiye Covid-19 bulaştığı veya risk taşıdığı gerekçesiyle 14 gün karantina izni verilirken, sağlık çalışanlarının bu sebepten dolayı evdeki karantina süreleri kısıtlandı. Şimdi “Testin negatif veya pozitif çıksın, beş gün içinde işine geri dön” deniliyor*. Yani sağlık çalışanına beş gün müsaade ediliyor, testi pozitif çıksa bile işine geri dön söyleniyor. Sağlık çalışanının Covid-19'a direnci yüksek olsa bile, çevresindekilere bulaştırma riski daha yüksek. İşte bu durum Covid-19 hastalığının meslek hastalığı sayılmasının en büyük sebebi.*
Kaynakça:

"Devlet insanını yaşatır"

FOX TV canlı yayınına katılan Ekrem İmamoğlu, üç haftalık bir kapanmanın gerekli olduğunu söyledi, "Güçlü devlet zor zamanlarda milletinin yanında olan devlettir.", "Devlet insanını yaşatır" dedi. Cuma namazlarında pandemiyle ilgili önlemler alınması gerektiğini dile getiren Ekrem İmamoğlu, Sağlık Bakanlığı ile yaşadığı hasta bilgilerinin verilmemesi konusunu "Bulaş sayısını azaltmak adına otobüslerde HES uygulamasını yapalım, hastaların bilgisini bize verin biz onları sistemden iptal edelim." sözleriyle tekrar dile getirdi.
  • 440 vefat sayısına dikkat çeken Ekrem İmamoğlu üç haftalık kapanmanın gerekliliğinden tekrar bahsetti.

Sekiz ay sonra sağlık çalışanları ne durumda?

BBC, Covid ile geçirilen sekiz ayın sonunda tekrar Cerrahpaşa sağlık çalışanlarının gözünden Covid-19 salgınını yansıttı.
  • Doç. Dr. Şermin Börekçi
Beni en çok korkutan sevdiklerimin Covid olma ihtimali.
  • Prof. Dr. Yalım Dikmen
Halen torunumu elime alabilmiş değilim. Bizlerin de Covid olma korkusu her gün artıyor. "Sıra bana mı geliyor acaba?" demeden edemiyor insan.
Murat Emir sağlık çalışanlarının durumunu özetledi:
"Sağlık personeli tükenmiş durumda, son derece zor koşullarda çalışıyorlar. Hem yaşamsal risk altındalar, hem ailelerini risk altında tutuyorlar, şartlar giderek zorlaşıyor, kişisel ekipmanlara erişimde bile zaman zaman sıkıntı yaşıyorlar. Sağlık personeli unutulmuş durumda. Acil serviste çalışan bir hemşire; Covid hastası geldiğinde pozitif olup olmadığı bilinmeden onunla baş başa olan kişi, hastaya her türlü dokunan yardım eden kişinin ayda aldığı ek ödeme 50 lira. İzinler ve istifalar da sınırlandırıldı. Hastalar acillerde bekletiliyor, veya araçlarında bekliyor. Yatak bulunamıyor diye onlarca arama alıyoruz."
FOX Haber, Ebru Kıraner ile röportaj yaptı "Aramıza katılan bir hemşire bile çok önemli":
Meslektaşlarım mart ayından beri ailelerine hasret kaldı, "Çocuklarıma sarılmak, Çocuklarımı koklamak istiyorum" diye bana gelen mesajlar var
YolTv'ye röportaj veren, işten ayrıldığını iddia eden sağlık çalışanı.
Bu esnada Covid-19 Türkiye'da sağlıkçılar için halen daha meslek hastalığı kabul edilmedi. Sağlık çalışanlarının "Meslek Hastalığı" talebi reddedildi.

Sağlıkçıya şiddet devam ediyor

- 21 Kasım
Covid vakasını evinden almaya giden ambulans şoförü, yol istediği maganda tarafından saldırıya uğradı.

Test kiti fiyatları hakkında iddia

Test kiti ücretlendirmelerinde usulsüzlük iddiasında bulunan Murat Emir "Bu işin peşine düşmeseydik devleti 40 milyon TL zarara uğratacaklardı." dedi.
Tweet linki
https://preview.redd.it/r01sfiwiw9161.png?width=600&format=png&auto=webp&s=15d45f7cf7f50271a5058df403b666a97ec55bb8

Arzu Çerkezoğlu, Sağlık Bakanının paylaşımları için "İşçilerin ihtiyaçlarını görmekten uzak" ifadesini kullandı.
Toplu taşıma kullanmak zorunda kalan, evine ekmek götürmek için çalışmak zorunda olan milyonlarca işçinin gerçeğini görmekten uzaktır
Tweet linki
https://preview.redd.it/o3z1xvm9p2161.png?width=600&format=png&auto=webp&s=7388cd4010a09587c3ea97783ab661dc93e45be6
Tweet linki
https://preview.redd.it/him2b3hbp2161.png?width=600&format=png&auto=webp&s=f6fb59fc4b07acd604f8bb58ae3f6b5314ceab67

Kapatma tedbirleri yok sayıldı

- 22 Kasım
Bursa'da Bakan yardımcısı ve konvoyu restoranlara getirilen yasaklara rağmen çakarlı arabalarla restoran açtırıldı. Vatandaşların şikayeti üzerine olay yerine gelen polisler, korumalar tarafından içeri alınmadı.
Bir AVM'de sadece paket servisin açık olduğu yemek alan bir kısım, sanki inadına yaparmış gibi alınan kısıtlı önlemleri dahil umursamadılar. Kapalı alanda maske takmaya dahil tenezzül etmeyip, ayakla basılan yerlerde ahır hayvanı gibi tıkındılar.
Başak Sayan'ın paylaşımı
https://preview.redd.it/74hkaan2m1161.png?width=665&format=png&auto=webp&s=45632c4338a360fc02ff55844cdee6bb0e787d29

Özel hastane PCR test fiyatları

250 liradan fazla test ücreti alınmayacağı alındıysa geri ödeneceği belirtiliyor. Fakat geri ödemenin nasıl gerçekleştirileceği hakkında net bir açıklama yok.

Çin'in Şanghay Havalimanında iki kişide Covid-19 tespit edildi. 14 bin kişiye test yapılmak istendi. Fakat farklı kaynaklarda izdihamda bayılanların, aradan kaçanların olduğu, veya herkesin negatif çıktığına dair iddialar var. Net bir fikir birliği ne yazık ki yok.
Kaynaklar:

- 23 Kasım
Ekrem İmamoğlu Hal ziyaretinde 22 Kasım günü için "Bulaşıcı hastalıktan İstanbul’daki vefat sayısı, 186" dedi.
Defin sayılarına yetişmekte zorlandığını belirtti
"Defin sayımız, 450’lere doğru yürüyor. Yani yetiştiremiyoruz. Normal Kasım ayında bizim definimiz İstanbul’da 202, 190, 180 kişidir. Şu anda 450’ye doğru gidiyor. Bu kadar zor durumdayız."
Kaynak:
İstanbul'da Zafer mahallesi muhtarı sosyal medya hesabından 2.200 vaka açıklaması yaptı.

"Aciliyet sırasına göre hastaları yatırıyoruz"

Acil Tıp Uzmanı Dr. Tarık Doğan:
"Sabah yatış bekleyen 20 hastayla devraldım, akşam 17 hastayla devretmek zorunda kaldım."
Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu:
"Yoğunbakım yatağı bulmakta zaman zaman güçlük çekiyoruz. Aciliyet sırasına göre hastayı yatırıp, tedavi etmeye çalışıyoruz. 14 günlük bir kapanma en azından nefes alabilmek anlamında katkı sağlar.

Doç. Dr. Osman Eybek:
Yoğunbakım hasta sayımız çok hızlı artıyor, mart ve nisan pandemi dönemindeki hasta ağırlığından daha ağır bir Covid algınıyla mücadele ediyoruz.
İBB Mezarlıklar Daire Başkanı Dr. Ayhan Koç, bulaşıcı hastalıktan vefat edenlerin sayısının yaz aylarında tekli sayılara düştüğünü, ancak son iki haftadır sayının katlanarak arttığını belirtti. Bulaşıcı hastalık nedeniyle yapılan defin işlemlerinin her gün 10 ile 20 arasında arttığını belirtti ve günde 400 üzerinde defin işlemi yaptığını iddia etti.
Kaynak:

___________________________________

Postun devamı.

Kronolojik sıraya göre postlar:
  1. "Dünden bugüne Covid-19"
  2. [DevamPart II] Dünden bugüne Covid-19
  3. [DevamPart III] Dünden bugüne Covid-19
  4. [DevamPart IV] Dünden bugüne Covid-19
  5. [DevamPart V] Dünden bugüne Covid-19
  6. [DevamPart VI] Dünden bugüne Covid-19
submitted by ihatescho0l to svihs [link] [comments]


2020.09.04 19:27 kemkomacar95 Ankara'da sayıları anlamsızca artan Çinli Tinder kullanıcısı kadınlar

Bir senedir yurtdışındaydım ve iki hafta önce yurda dönüş yaptım. Tinder'la oyalanırken, geçen sene rastlamadığım kadar Çinli kadın profili gördüm.
Filipinli çocuk bakıcıları ve Rus kadınları haricinde genelde yerli unsurlarla dolu olurdu Ankara'nın dişi Tinder kitlesi. Paranoyak değilim ve komple teorisi düşkünü bir adam da hiç olmadım. Ancak şu pandemi döneminde bu sayıda Çinli kadın neden Ankara'yı tercih eder, aklım almıyor. Siz yaşadığınız illerde benzer bir anomali gözlemlediniz mi? Yoksa sadece Ankara'ya özgü bir durum mu bu?
Aşk dolandırıcılığı (Romance Scam) yapmak için açılan sahte hesaplar olmaları ihtimali yüksek diye düşünüyorum ama Ankara özelinde olası casusluk faaliyetlerini de dışlayamıyorum.
submitted by kemkomacar95 to Turkey [link] [comments]


2019.10.27 17:31 anonim_hesabim Türkiye insanının ortalama zeka seviyesinin düşük olması ülkemizin en büyük problemidir, bu bariz sorunu inkar edersek ona çözümde bulamayız. Bizler için artık durum çok geç olsada, eğer gerekli siyasal irade sağlanır ve gerekli önlemler alınırsa gelecek nesillerin zeka seviyeleri yükseltilebilir.

Arkadaşlar ben gurbet ellerde rızkını farelerin beynine kablo çekerekten kazanan bi mühendis kardeşinizim, bir iki fare beyni mıncıklamaktan öteye bilişsel bilim veya nöroloji üzerine bi uzmanlığım yok, birazdan utanmadan üzerine konuşacağım genetik, diyetetik konularındada akademik bir arka planım yok. dediklerimde bir hata görürseniz lütfen beni düzeltin.
Şimdi konu zeka üzerine olduğundan arkadaşlar galeyana gelicekler "sen çok mu zekisin de bize maval okuyorsun denyo? hem bir sürüde yazım yanlışı yapmışsın allahın malı" diye, değilim arkadaşlar olmamda gerekmiyor, hayatta bir şeyler yapabilmenin, dinlemeye değer bir fikir ortaya koyabilmenin şartı zeki olmaktadırda demiyorum, bir çok farklı zeka tipinin olduğunun farkındayım. iq testlerinin bir kişinin zekasını %100 doğru ölçtüğüne veya insan bilincinin birilerinin uydurduğu sınavlarla tam doğrulukla profillendirilebileceğine inanmıyorum. Bunu söylemekle birlikte dediğim gibi felsefeci veya matematikçi değilim, mühendisim ben, mühendisin işi haklı olmak değildir, aranılan cevaba işini görecek kadar yaklaşmak mühendise yeter.
bu konudada sosyal bilimciler "eh işte ayağımızı yerden kesiyor" diye bu genel zeka testlerini veya iq testlerini kullanıyorlar.
Şimdi kişilerin zekalı olmasi toplum için bir önem ifade etmez diyenler olucak o yüzden bir kaç grafik paylaşıyorum.
Bu grafik US için, daha doğrusu oradaki beyazlar için.
https://www.gwern.net/images/iq-2003-gottfredson-socialvalue.png
Bu grafik Yeni Zellandada topluma çocukken genel zeka testlerinden en düşük alan %22'nin ve en yüksek alan %30'luk grubun topluma maliyetlerini gösteriyor. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/core/lw/2.0/html/tileshop_pmc/tileshop_pmc_inline.html?title=Click%20on%20image%20to%20zoom&p=PMC3&id=5505663_nihms847330f4.jpg
Bu grafik bazı ülkelerin verilerinde hata olsada (irakın, moğolistanın yeri yanlış misal) ülkelerin ortalama iq skoru ile gayri safi yurt içi hasılasının karşılaştırmasını veriyor.
https://www.wikizeroo.org/index.php?q=aHR0cHM6Ly91cGxvYWQud2lraW1lZGlhLm9yZy93aWtpcGVkaWEvY29tbW9ucy9kL2RkL0lRX3ZzX0dEUF9wZXJfY2FwaXRhLnBuZw
Devletlerin çalışma verimliliği ve ülkelerin ortalama iq seviyesinin tablosu. gördüğünüz gibi 90 dan sonra aniden çakılıyor 97 den sonra ise aniden yükseliyor. Daha zeki seçmenler daha düzgün çalışacak hükümetler seçebiliyor. https://catalanslliures.cat/wp-content/uploads/2018/08/2-1.png
grafiğin geldiği yer.
http://www2.ku.edu/~kuwpape2010Papers/201206.pdf
Şimdi diyeceğim o ki sizin şahsınızın yüksek zekalı olmasının size pek bi faydası yok, veya karşınızda konuştuğunuz kişinin iq'sü 89 mu 99 mu konuşurken anlamıyorsun, fark etmezde zaten pek, ancak yaşadığın topluluğun 89 veya 99 ortalama iq'lu olması arasındaki fark Türkiye veya İsveç'te yaşamak demek.
Pekala gelecek nesilin zeka seviyesini nasıl arttırırız? tabi ki eğitim, ancak eğitim anca eğitim verilen kişinin yeterli kapasitesi varsa onun üzerine bir şeyler katabiliyor, bizim ülkemizdede eğitim sistemi ne kadar muhteşem olmasada yinede idare eder seviyede.
Ülkenin ortalama zeka seviyesini arttırabilecek işlemleri en tartışmasız olanından başlayarak yazmaya çalışıcam, sizde kaçırdığım başka yöntemler varsa yazın lütfen.
1) tuzların iyotlandırılması. iyot deniz ürünlerinde olan bir madde, deniz ürünü tüketemeyen karadan uzak yerlerde genelde iyot eksikliği görülür, bu bölgelerde iyot takviyeli tuz kullanılmasının ortalama toplum iq'sunu bazı bölgelerde 15 puana kadar amerika genelinde ise 3.5 puan kadar yükselttiği görülmüştür. Birleşmiş milletler tuza iyot katmaya 1924 yılında başladılar. Çin ise 1960'larda başladı, iyotsuz tuz satmak ise çinde yasak, iddia edilene göre bu uygulama çinde ortalama iq'yu 12 puan arttırdı. diğer bir çok ülkedede tuzun içine iyot eklenmesi kanunlarca sağlanıyor. Türkiyede ise bu programlar Birleşmiş Milletlerden 70 sene sonra, 1994'te başladı, iyotsuz tuz satışına dair sert yasaklarımız yok. Şimdi sorabilirsiniz "Niçin bu kadar geç başladık bunu yapmaya? tuza iyot katmak ne kadar paraya mal oluyordu?" diye cevabı neredeyse HİÇ, baya bunu yapmanın maliyeti ihmal edilebilir seviyede ucuza geliyordu, ama yapmadık. iyot eksikliğinin wikipedia linki
https://www.wikizeroo.org/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvSW9kaW5lX2RlZmljaWVuY3k
2007 idrardaki iyot miktarı testi haritası.
https://embryology.med.unsw.edu.au/embryology/index.php/File:World_map_iodine_status_2007.jpg Türkiye 2019 itibari ile ucu ucuna yeterli iyotu alıyor gözüküyor ama yinede hala yeterli iyotun alınmadığı illerimiz var.
konu ile ilgili sağlık.govdan alakalı kaynak.
https://www.saglik.gov.tTR,2693/zeki-nesiller-icin-iyotlu-tuz-kullanin.html
2)Mikronütrientlerin bir şekilde toplumun tükettiği bir gıdaya katılması vitamin a, demir, çinko, folik asit filan gibi. Amerikanlar bu mikronütrientleri insanlara ekmek unu ile sağlıyorlar, orada kanun gereği ekmek ununa eklenmesi gereken mikronutrientleri alttaki linkte veriyorum.
https://www.govinfo.gov/content/pkg/CFR-2018-title21-vol2/xml/CFR-2018-title21-vol2-sec137-165.xml
Bu konu ile ilgili bizde şu alttaki linkteki sayfayı buldum. http://www.usf.org.tTR,82/una-deger-katma.html
Ama gerekli kanun yönetmeliğini bulamadım bu micronütrientler yediğimiz ekmeğin ununa gerçekten katılıyor mu diye, bi bilen bildirirse sevinirim.
3)Halka çeşme suyunun yanı sıra standartı devlet tarafından belirlenen içme suyuda sağlanmalı. Bir çok vatandaşımız içilebilecek kalitede olmayan şebeke sularını içiyor.
Klorda https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25057878
Florürde https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5285601/
Beyne iyi gelmiyor, devletin filtrelenmiş su kullanın diye kamu spotları yapması, bu su filtresi satan işletmeleri denetleyip belki onlara vergi muafiyeti sağlaması gerekiyor. Ayrıca diş macununda içinde florür var diş macunu yemeyin, çocuğunuzada tembihleyin diş macununu yutmasın tükürsün geri.
4)Kurşunlu yakıtın yasaklanması (Yapıldı) Kurşunlu benzinle havaya saçılan kurşundan dolayı bi 6 iq puanı kaybettiğimiz iddia ediliyor.
https://www.who.int/quantifying_ehimpacts/publications/en/leadebd2.pdf
Kurşunlu benzin Japonyada 1986'da, Kanadada 1993'te, Birleşmiş Milletlerde 1996'da, Pakistanda 2001'de Türkiyede ise 2006'da yasaklandı.
https://www.wikizeroo.org/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvVGV0cmFldGh5bGxlYWQ
5)Tarımda kullanılan bazı böcek öldürücülerin daha güvenli alternatifleri ile değiştirilmesi.
bu böcek öldürücü kimyasallardan hamileyken etkilenen kadınların çocuklarının iq'sunun 7 puan kadar düştüğünü bulmuşlar.
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21507776
6)Bariz tabiki ama, etin ucuzlaması lazım, kalitesiz dahi olsa bünyemize et girmesi lazım, Türkiyenin et tüketimi çok düşük.
http://chartsbin.com/view/12730
7)Çocuklara anne sütü sağlanması, kardeşler üzerinde yapılan araştırmalar gösteriyor ki anne sütü alan kardeş almayandan 4-5 puan daha yüksek zekalı oluyormuş.
https://www.bmj.com/content/bmj/early/2005/12/31/bmj.38978.699583.55.full.pdf
Geldik şimdi uygulanması daha zor olan konulara.
8)Hamilelerde tiroid testinin her hamileye uygulanması lazım, şuandada Türkiyede bu uygulanıyor olabilir bilmiyorum.
https://zekaitahir.saglik.gov.tTR,48762/gebelik-ve-tiroid-hastaliklari.html
Kamu spotları yapılması lazım "hamile kaldıktan 6 ay sonra gelmeyin hastahaneye, hemen gelin ki bi kan değerlerinize bakalım, sıkıntı varsa ilaç yazarız, erken teşhis önemli" diye.
9)Yine gelişme çağındaki çocukların 3-6 ayda bir kan değerlerine bakıp, bi sıkıntı varsa gerekli hormonlar veya gerekli nütrientler sağlanmalı, bunlar pahalı şeyler değil.
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3810573/
10)Hamileyken alkol, sigara, uyuşturucu kullanımının ciddi cezaları olmalı. Hamileyken sigara içen 2 doktor tanıdığım var, "bişey olmaz ben okudum, o araştırmalar yalan" diyorlar, hay Allahım.
11)Çocukken bol bol dayak yemek iq'yu 7-10 puan düşürüyor, memleketimde 4 yaşındaki çocuğuna aryuken çeken çok hayvanevladı var, bu adamlara kadınlara bi yaptırım uygulanması lazım, bu duruma nasıl bir çare bulunabilir, çocuklara şiddet uygulanıp uygulanmadığı nasıl denetlenebilir? fikirlerinizi, çözüm önerilerinizi yazmanızı bekliyorum.
https://www.researchgate.net/publication/11485412_Violence_Exposure_Trauma_and_IQ_andor_Reading_Deficits_Among_Urban_Children
Bunu bir çok kişi kabul etmeyecek ancak üzerine tartışılabilecek bir şey yok araştırmalar bu konuda kesin ve net.
12)Tüm müslüman devletlerin geri kalmasına sebep olan o en büyük hatamız, akraba evliliği. Kuzen ve ikinci derece kuzenlerin (Anne veya babanın kuzenin çocukları) evlenmeleri yasaklanmalıdır. Türkiyedeki evliliklerin %29'u akraba evliliği.
http://www.ttb.org.tSTED/sted0201/4.html
bu harita dünyada kuzen evliliği oranlarını gösteriyor.
https://www.wikizeroo.org/index.php?q=aHR0cHM6Ly91cGxvYWQud2lraW1lZGlhLm9yZy93aWtpcGVkaWEvY29tbW9ucy83LzdiL0dsb2JhbF9wcmV2YWxlbmNlX29mX2NvbnNhbmd1aW5pdHkuc3Zn
bu harita ise kuzen evlilikleri nerede yasak nerede serbest onu gösteriyor.
https://www.wikizeroo.org/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvRmlsZTpDb3VzaW5NYXJyaWFnZVdvcmxkLnN2Zw
akraba evliliğinin ortalama iq'yu 10 puan kadar düşürdüğünü iddia eden bir çalışma.
https://link.springer.com/article/10.1007/BF01067435
aynı sonucu veren başka bir çalışma.
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4196914/
13)Çocuk sahibi olucaklara zorunlu dersler verilmeli, hani çok detaylı şeyler demiyorum, yeni doğan bebeğinizi yüzüstü koymayın, bebeği kömür sobasının üzerine koymayın, beklemediğiniz anda doğum başlar ve çocuğun kafası çıkarsa çocuğun kafasının üzerine oturmayın, yeni doğan bebeği başında gözetleyen olmaksızın saatlerce kendi başına bırakmayın, burnu tıkanırsa açın, daha bir kaç günlük bebeğin ağzına katı gıda kaktırmayın, bebeğinizle oynarken onu tavana vurmayın gibi, bunlar şimdi size bariz gibi gelsede bunun gibi veya daha absurd bir sürü salaklıkla çocuğuna kalıcı sinir hasarı veren milyonlarca insan var.
Daha uzunca yazıcaktım ama yoruldum, konu üzerine haftaya ikinci bir yazı yazmayı planlıyorum. Konu ile ilgili sizinde tavsiyeleriniz var ise yazmanızı bekliyorum, ne gibi aksiyonlar alınabilir gibi veya yazdıklarımda bir yanlış varsa beni düzeltin lütfen. Okuduğunuz için teşekkür ederim.
edit: Gönderiye altın takan arkadaşa teşekkürler. :)
Tl;dr: iyotlu tuz yiyin, diş macunu yemeyin, havuz suyu içmeyin, alayımız anemiyiz gerekli mikronütrientleri(demir, çinko) bişekil alın (hapla filan), ekmeği azalt, bakliyatı arttır, çocuğunuz olduysa emzirin, çocuğunuzu gün aşırı dövmeyin, hergun kuru kuru kubara vurmayın hamileyken, hamile olduğunuzu anladığınızda ertelemeden doktora gidip kan testlerinizi yaptırın, kuzengilleri sikmeyin, çocuk çıkarken kullanma klavuzuyla birlikte çıkmıyor bebe nasıl çalışıyor onu insanlara devlet basitçe bi izah etse iyi olur.
submitted by anonim_hesabim to Turkey [link] [comments]